Talat Paşanın katili neden beraat etti
Pazar Sohbeti, 14 Mart 2021
Bugün Talat Paşa’nın ölüm yıl dönümü. Soğomon Tehlirian’ın tek celsede beraat etmesi bir hukuksuzluk mudur? Düşünceniz nedir bu konuda?
Soğomon Tehliryan, biliyorsunuz, Berlin’de sokağın ortasında Talat Paşa’yı birkaç kurşunla vurup öldüren insandır. Mahkemesinin tutanakları yayınlanmıştır. Mahkemesinin tutanaklarını okursanız, hakimlerin neden beraat kararı verdiğini görürsünüz.
Bugün olsaydı beraat eder miydi? Muhtemelen etmezdi. Fakat Birinci Dünya Savaşının korkunç kan furyasının ardından, milyonlarca genç insanın sapır sapır döküldüğü, harcandığı, hayatın kıymetinin sıfırlandığı bir ortamda, Tehliryan’ın yaptığı eylem haklı ve makul bir eylem olarak değerlendirildi Alman hakimleri tarafından. Ve bir celsede serbest bırakıldı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sırasında olan olayları hakkıyla değerlendirmek için bugünkü pamuklara bezlere sarılmış olarak yetiştirilmiş olan kuşakların değer yargıları ile aramıza biraz mesafe koymamızda fayda vardır. Bu iki savaşta, birincisinde dört yıl, ikincisinde altı yıl boyunca herkes çılgınlar gibi birbirini öldürdü. Antiseptik bir şekilde karşıdan püf püf ateş ederek değil, birbirini boğazlayarak, birbirini parçalayarak, yüzlerce, binlercesini bir arada, bütün bir köyün, kasabanın, şehrin, halkının on binlercesinin cesetlerini üst üste yığmacasına birbirlerini katlettiler. Böyle bir ortamda sanırım insan hayatının değeri ya da cinayetin ürkütücülüğü veya yanlışlığı başka bir boyutta değerlendiriliyor. Bunca insan öldü. Herkesin çoluğu, çocuğu, kardeşi, dostu, komşusu öldürüldü. Yani, allahın pis politikacısını sokak ortasında vurmuş. Haklı nedenlerle vurmuş. Kendi ailesi inanılmaz bir gaddarlıkla yok edilmiş olan bir insan, hayatı kaydırılmış olan bir insan gitti, bunun sorumlusunu buldu, vurdu. E, iyi etti tabii ki.
Normal bir insanın duygusu, normal bir insanın değer yargısı budur. İyi etti. İntikamdır. İntikam, insan doğasının bir parçası olan bir duygudur. Ve eğer kamu otoritesi, mahkemeler, senin adına intikam duygusunu tatmin etme yoluna gitmiyorlarsa ve gitmeyecekleri belliyse, o zaman intikam görevi sana düşer.
Şöyle düşünün. O günlerde biri gidip Kayser Wilhelm’i vursaydı, ya da savaş kararını veren İngiliz politikacılarından birini veya Batı cephesinde milyonlarca genç insanı ölüme gönderen Fransız generallerinden birini haklasaydı dünya kamuoyunun tepkisi ne olurdu? Mahkeme kararı ne olurdu demiyorum, çünkü böyle konularda mahkeme kararı siyasi mülahazalara tabidir. Fakat ortalama vicdan sahibi bir insan üzülür müydü? Ayy, suikast çok fena suç, asalım bunu diye düşünür müydü? Hiç sanmıyorum.
Tabii olaya ben öbür yandan da bakabiliyorum. Talat’ın mektuplarını, hatıralarını okudum. Çevresindeki insanlar tarafından genellikle sevilen bir insan. İdealist bir insan olarak değerlendiriliyor. Akli olarak verilmiş birtakım kararları uygulama noktasında insanlıktan ve vicdandan uzaklaşmış olduğu da en yakınları tarafından itiraf edilmiş olan bir gerçektir.
Size Krikor Zohrab’ı daha önce anlatmıştım. Zohrab, 19. yüzyılın son yıllarında, 20. yüzyılın ilk 10-15 yılında Türkiye’nin açık farkla en parlak aydınıdır. Tek gerçek aydınıdır da diyebiliriz. İyi bir romancıdır, iyi bir düşünürdür, örgütleyicidir, sosyete insanıdır, hukukçudur, milletvekilidir, parlamento mensubudur, parlak bir hatiptir. Bireydir, hiçbir zaman Ermeni siyasi partilerinden birine mensup olmamıştır. Her zaman mesafesini korumuştur. Yargıları ve değer yargıları bana iyi gelen yargılardır. Mantıklı bir insan, ahlaklı bir insan. Son güne kadar, yani Talat’ın emriyle tutuklanıp öldürüldüğü tarihe kadar Talat’a inanmış. Onu dostu saymış. Evinde ağırlamış, güvenilir bir insan olduğu kanaatini taşımış. Bu güvenilir insan, büyük bir soğukkanlılıkla Krikor Zohrab ve 250 küsur arkadaşını ölüme gönderen kararı imzalayan kişidir.
İnsan dediğiniz karmaşık bir mahluk. Kolay yargılara teslim etmesi zor.
Otobiyografik not: Bu söyleşiden yedi ay sonra Belgrad ve Valjevo’da bir fırsatla Soğomon Tehliryan ve ailesinin biraz izini sürdüm. Babası ile amcalarının Valjevo’daki kahvehanesini, evini, mezar taşını buldum. Rahatsız edici sorularla karşılaştım. Yaşam öyküsünde tuhaf çelişkiler var Tehliryan’ın. Ve bunlar, Talat cinayetinin görünürden daha karmaşık nedenlere sahip olabileceğini düşündüren şeyler. Söyleşideki analizi değiştirecek bir şey yok maamafih.