Sürüyü bozan bireyler neden lazım
Pazar Sohbeti, 24 Mayıs 2020
Hocam, insanlar neden farklılıklardan korkuyorlar?
Normal değil mi? İnsan bir sürü hayvanadır. Sosyal bir hayvandır. Biz mesela ayılar ya da kaplanlar gibi değiliz. Kediler gibi de değiliz. Kediler yalnızlığı seven hayvanlardır. Dönem dönem çiftleşmek için bir araya gelirler, kavga ederler, sonra giderler. İnsanoğlu biyolojik bir varlık olarak bir grup hayvanıdır. Grup içinde var olur, grup içinde kendini realize eder. Ahlaki bir varlıktır. Ahlaki varlık şu anlama gelir: Sürekli olarak temasta bulunduğu diğer kişiler tarafından yargılanır ve o yargı sayesinde ayakta durur. Kendi bilincini, kendiliğini diğerlerinin gözünden görür. Ancak ortak bir dil konuşan, ortak değer yargılarına ve ortak masallara sahip olan bir grup içinde var olabilir insan. Zaman zaman aradan huysuz bireyler çıkabilir. Bunlar gruba ait olmaktan rahatsız olurlar, uzakta dururlar, pençe gösterirler, diş gösterirler. Fakat normali bu değildir. Normal olarak insanlar gruplarıyla var olurlar, gruplarına ait olmaktan sevinç ve gurur devşirirler.
Modern liberal düşüncenin bir iddiası var. İnsanlar bireysel kazanımlarıyla kendilerini öne çıkarır ve tanımlar diyor. Öyle değildir. Gördüğünüz herhangi bir insana, Sen kimsin kardeşim diye sorun. Sokaktan geçen birine sorun. İlk önce söyleyeceği şey, ait olduğu gruplardır. Birbiriyle kesişen bir dizi grupla tanımlar insanlar kendilerini. Millet, memleket, din, meslek, bazen okul, sosyal gruplar. Onları ayakta tutan şey, onları onur ve ırz sahibi yapan şey, ait oldukları gruplardır. Ben Fransızım kardeşim, bana öyle konuşamazsın. Ben Japonum, ben falanca ailedenim. Ben doktorum. Ben Adana Demirsporluyum. Bunların her biri bir saygı talebidir. Ve bu saygı talebi gruplar üzerinden olur. O yüzden insanlar gruptan farklı düşmekten korkarlar. Bunda da haklıdırlar.
Fakat sadece gruba ait olunursa ve başka hiçbir şey olunmazsa yaşanmaz hale gelir dünya. Yeni hiçbir şey yapamazsın. Özellikle topluma yön verme, topluma fikirler söyleme, topluma öncülük etme yeteneğinde olan insanlar öyle bir ortamda boğulurlar. Yok olurlar. Bir yanda sürü vardır, bir yanda da sürüye, arkadaşlar hep o tarafa gidiyoruz ama o doğru değil, bu tarafa gitmeliyiz diyecek olan insanlar. Bu insanların el üstünde tutulmaları gerekir. Çünkü onlar olmazsa sürü, rotasını düzeltemez. Hep o tarafa yürüdük, ecdadımızdan öyle gördük, o tarafa yürümeliyiz diyerek gider uçurumdan aşağı yuvarlanır. O sürüye faklı ihtimallerden söz edecek, yeni ufuklar açacak insanların bir yerden beslenmesi lazım. Bunun için de sürünün bir esneklik payı bırakması lazım. Farklı olanları, farklılığı düşünebilenleri yaşatması lazım. Yoksa yerinde sayar sürü. Ecdadının klişeleri arasında boğulur gider. Memnunuz ki biz taş devrinde yaşamaktan diye diye kendini kandırır.