Romanya’da devrim iyi mi oldu
Pazar Sohbeti, 2 Nisan 2023
Hocam Romanya’ya gittiniz mi? Bu ülke hakkında ne düşünüyorsunuz? Bugün linç edilen Ceauşescu gibi insanların haklı oldukları bir taraf hiç yok mu?
Romanya’ya bir kere gittim, Ceauşescu’nun devrilmesinden altı ay sonra, ülke çamurun dibine batmış haldeyken, 1990 yılı baharında. Bitlenerek döndüm oradan. Hayatımda ilk kez orada bitlendim.
Romanya hakkında hemen hemen hiç bilgim yok. Genelde sosyalist ülkeler hakkında bildiğim şu, Yugoslavya’da bunu yakından izliyoruz, Gürcistan ve Ermenistan’da da çok yakından tanık olma fırsatını buldum. Eski rejim sürdürülebilir bir şey değildi. Hele Romanya özelinde büsbütün batağa batmıştı, çok berbat bir durumdaydı. Acımasız, gaddar ve aptal bir diktatörlüğün esiri olmuştu ülke. Sürdürülemez bir ahmaklığın pençesinde kıvranıyordu.
Öyle olmak zorunda mıydı sorusu doğal olarak herkesin aklında olan bir soru. Çünkü sosyalizm belli ideallerle yola çıkmıştı ve bu idealler, kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse desin, soylu boyutları olan ideallerdi ve bu uğurda ciddi adımlar atıldı. Bu ülkeler Batı Avrupa ile kıyaslanmayacak kadar fakir ülkelerdi, başta Rusya olmak üzere. Bu ülkelerde, sosyalist rejim ülkenin bir ucundan öbür ucuna her tarafta tüm insanlar için asgari standartta konut üretti. Bu mesela Amerika Birleşik Devletleri’nin bugün dahi başaramadığı bir şey. Ülkedeki herkes için minimum insan onuruna uygun, temiz, düzgün bir aile yaşamına uygun sağlam az çok evler yapılması yabana atılacak bir başarı değildir, ciddi bir başarıdır. Bunun toplumun önüne bir hedef olarak konmuş olması dahi büyük bir iştir. Aynı şekilde eğitim, eğitim konusunda Batı toplumlarıyla birçok açıdan kıyaslanmayacak kadar başarılı bir performans gösterdiler.
Yanlış anlamayın bu ülkeleri yere göğe sığdıramıyor değilim. Ermenistan’da olduğum zaman, hatta şimdi eski Yugoslavya ülkelerinde, eski Sovyet zihniyetine ve onun halen süren geleneklerine ettiğim küfrün sayısı yoktur. Fakat olumlu ve olumsuz yanlarıyla görebilmek lazım bazı şeyleri. İdealizmle başlayan, hızla çıkmaza saplanan, belki de başka türlü olamayacak tarzda çok fazla yanlışları olan ve sonuçta tahammül edilmez noktaya yuvarlanan bir rejimden söz ediyoruz. Sonuç olarak Ceauşescu öldürüldüğünde bütün Romanya bayram etti. Bu insanlar büsbütün cahil değil herhalde, biliyorlar Ceauşescu’nun ne olduğunu. Ve bayram ettiler. Nasıl ki Türkiye’de Abdülhamid devrildiğinde bütün ülke, herkes bayram etti. Sokaklara çıkıp dans ettiler, kurtulduk, yeni ufuklara açılıyoruz diye. Olmadı, yeni ufuk olmadı. Eski ufuk geri geldi. Eski ufuk geri geldikten sonra ister istemez nostalji başladı. Vah vah, Abdülhamid’e o kadar küfrettik ama fena değilmiş, bu gelenler gideni arattı deneyimi yaşandı.
Umalım ki Türkiye’de o deneyimi yeniden şu kuşak içinde yaşama fırsatımız olmaz.