Otelcilik yapmak için otelcilik okumak şart mı
Pazar Sohbeti, 25 Temmuz 2021
Otelcilik hakkında akademik eğitim almamış biri otel işletmeciliği yapabilir mi? Yapmalı mı? Bunu düşünen kişilere tavsiyeleriniz nedir?
Amacınız 600 odalı bir kitle otelini yahut her şey dahil bir tatil köyünü işletmekse, eğer ciddi tecrübeniz ve eğitiminiz yoksa zorlanırsınız. Sonuç olarak teknik bir iş. Bunun bin türlü inceliği var, kazanılmış tecrübesi var. Dolayısıyla eğer amaç bir mega endüstriyel otel yönetmekse, muhtemelen eğitimini almış olmak, yahut da tecrübesini edinmiş olmak lazım.
Buna karşılık eğer gerçek anlamda hospitality, yani konuk ağırlama mesleğine girmek istiyorsanız, bir insanın kendi zekasıyla ve kişiliğiyle yönetebileceği bir işletmeyi kurmak veya sürdürmek istiyorsanız, limitiniz mesela yirmi odaysa, tam tersine kesinlikle otelcilik eğitimi almamış olmanız gerekir. Otelcilik eğitimi almışsanız öyle işletmelerden uzak durmanız gerekir. Yapamazsınız. Bozar sizi o eğitim.
Çünkü otelcilik eğitimi demek, ki her türlü teknik eğitimde de hadise budur, bu işin kestirmeleri nelerdir, onları öğrenmek demek. İşi bürokratik bir sürece, bir algoritmaya dönüştürme eğitimi demek. Öyle bir eğitim alırsınız ki, bir günden ötekine otelin yöneticisi, patronu, personel kadrosu, hepsi değişse hiçbir şey değişmez otelde. Çünkü birbirine eşdeğer, şablon davranış biçimlerinden oluşan bir tecrübeye sahipsiniz. Oysa ki amacınız gerçek anlamda konukseverlik takdim etmekse, tam tersine, o eğitimden, o şablonlaşmadan, o algoritma mantığından alabildiğine uzak durmanız gerekir. Konuk ağırlama o demektir. Özü ikramdır, cömertliktir. Misafiri özel biri ve sevilen biri hissettirmektir amaç. Ooo, iyi ki geldiniz Hulusi Bey, özlemiştik! Bunu günde 600 müşteriye söylerseniz konukseverlik olmaktan çıkar, robot cırıltısına döner. Müşteriyi memnun etmez, sinirine dokunur. Özünde tehditkardır, “bizim çok ayrıntılı algoritmamız var, dışına çıkarsan rulman dağıtırız, senin de canına okuruz” mesajını gizli gizli iletir.
Otelciliğe teşebbüs eden pek çok insana hayatımda bir dönem fahri danışmanlık yaptım. Onlara başlıca tavsiyem şuydu. Git, imkanların ne kadarsa, cüzdanın ne kadarına el veriyorsa o kadar süre, mesela altı ay, dünyayı dolaş. Ucuz otellerde, pahalı otellerde, çok zevkli otellerde, çok boktan otellerde kal. Ve her gittiğin yerde şu soruyu sor kendine. Bu otelde beni rahatsız eden ne? Garsonun bakışı mı? ‘Oo hoşgeldiniz Hulusi Bey’ diyen yavşağın sahteliği mi? Kapının darlığı mı? Yatağının yumuşaklığı mı? Vazolardaki plastik çiçekler mi? Müzik mi? Duvara astıkları Atatürk posteri mi? Bir şeyler seni rahatsız ediyordur. Listeyi yazmaya başladıktan sonra en iyi otelde bile bulursun eleştirecek bir şeyler. Bana dokunan ne? Gıcık kaptığım ne var bu otelde? Bunları liste haline getir. Altı ay boyunca bu listeyi geliştir.
Sonra o hataları yapmamaya çalış. Bu kadar basit. Mükemmel bir eğitim. Başka hiçbir şey bilmene gerek yok.