Koronanın sebebi ne
Pazar Sohbeti, 19 Temmuz 2020
Koronaya küresel krizin faturasını kesiyor olabilirler mi? Yani korona, sistemsel krizin günah keçisi olabilir mi?
Valla her şey geliyor aklıma. Ama fatura kesmek ne demek bilmiyorum. Fatura kesince başkası mı ödeyecek hesabı? Finans sistemi ve yönetim sistemi çökerse, bizim suçumuz yok koronanın suçu mu diyecekler? Pek zannetmiyorum bunun tutarlı bir mantık olduğunu. Herkes biliyor ki bu krizde sistemi sıkıntıya sokan şey uyduruktan bir virüs değil, o virüsü bahane ederek aldıkları tedbirlerdir. Yani sorumlusu gene bugünün yönetici kadroları. Kötü eğitim. Bürokratik kibir. Kapitalizmin gözü dönmüş kar hırsıyla birleşen genel ahlaki çöküntü. Korona da olsa, başka şey de olsa, dünyayı kaçınılmaz bir krize doğru tabana kuvvet iten şeyler bunlar.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde alkol satışlarını yasakladılar. Çünkü hastaneler yoğun olduğu için, hastanelere daha fazla iş çıkarmamak için insanların içki içmesini yasakladılar. Bunun ne kadar korkunç bir şey olduğunu bilmem idrak ediyor musunuz? Beş yüz yıllık bir mücadelenin hüsranla sonuçlanmasıdır. Özetle diyor ki, herhangi bir gerekçeyle, kamu otoritesinin işini zorlaştıran herhangi bir şeyi yasaklayabiliriz. Gerekli gördüğümüz herhangi bir tedbiri alabiliriz. Yarın öbür gün seks yapmayı da yasaklayabiliriz, araba kullanmayı da yasaklayabiliriz. Bunun için mantıklı bir gerekçe sunmamıza gerek yoktur. Aldığımız tedbirin, elde etmeyi beklediğimiz sonuçla bir alakası olmasına da gerek yoktur. Çünkü bizim gerekçelerimizi siz tartışamazsınız. Verdiğimiz kararlar için idari amirlerimizden başkasına hesap verme mecburiyetimiz de yoktur. Bizim için öncelik, emir komuta zinciri içinde bize verilen görevi yerine getirmektir. Senin varlığına bu amaca zarar vermediği sürece hoşgörü gösteririz, yoksa senin bizim için haşerattan öte kıymetin yok. Bir dahaki emre kadar otomobil kullanmanı yasaklıyoruz da diyebilirler. Dağda yürüyüş yapmanı yasaklıyoruz diyebilirler. Denize girmeni yasaklıyoruz diyebilirler. Ailenin tek geçim kaynağı olan berber dükkanını kapat, bir dahaki emre kadar bekle diyebilirler. Seneler sürebilir, açlıktan ölebilirsin, gençliğin ve hayallerin heba olup gidebilir, sorun değil. Önemli olan hastanede kalabalık olmasın, yoksa kayıt defterini yetiştiremiyoruz, mesaiye kalmamız gerekiyor.
Filipinler’de polis ev ev dolaşıp korona taraması yapmaya başlamış. Evine geliyor ve sen istesen de istemesen de sağlık taraması yapıyor. Bunlar korkunç şeylerdir arkadaşlar. Bunlar tarihte eşi görülmemiş bir felakete gittiğimizin belirtileridir. Amerika’da Portland’da olanları izliyor musunuz? Aynen Türkiye’deki gibi işaretsiz minibüslerle dolaşan askeri kıyafetli kişiler, kim oldukları belli değil, gelişigüzel göstericileri arabaya atıp tutuklamaya başladılar. Federal hükümet tarafından gönderilen ajanlar olduğu ortaya çıktı. Tamamen yasa dışı bir uygulama. Oregon eyaleti ültimatom verdi federal hükümete, bu adamları çekin yoksa biz bunları tutuklayacağız dediler. Bunlar bütün bir sistemin tamiri imkansız şekilde çöküşe gittiğini gösteren işaretlerdir. Çok kötü bir gidiştir.
Koronayı bilinçli olarak mı bir şeye bahane ettiler bilmiyorum. Fakat benim tahminim daha ziyade bir akıl tutulması hadisesi var. Altyapıdaki hastalıklar mevcuttu. Bürokrasinin ve polisin aşırı güçlenmesi ve bireyin devlet karşısındaki özerkliğinin feci surette aşınmasıdır altta yatan problem. Haber kaynaklarının aşırı derecede daralması ve tekseslileşmesi diğer büyük dinamiktir. Altta yatan bu problemler bir krizle karşılaşıldığında aynen öngörülen, tahmin edilen sonuçları verdi. Ve sonuç bir faciadır.