Kısa kısa
Pazar Sohbeti, 12 Ocak 2020, 2 Nisan 2023
Hocam, eski manken Tuğçe Kazaz’ın Atatürk’le ilgili paylaşımını nasıl buldunuz?
Tuğçe Kazaz çok güzel bir kadın. Benim hoşuma gidiyor. Çok saçma şeyler söylüyor ama iyi ki söylüyor. Aferin ona. Herkesin söyleyemediği şeyleri söyleyen insanlara saygı ve sevgiyle yaklaşmak lazım. Güzel kadınlara da iki misli saygı ve sevgiyle yaklaşmak lazım.
Demokratik sosyalizm fikri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dünyada bürokratik totaliterlik öyle bir boyuta ulaştı ki sosyal demokrasiymiş, demokratik sosyalizmmiş, devrimciymiş, ilericiymiş, gericiymiş, hiçbir şey fark etmiyor. Siyaset bir ekran soytarılığına dönüştü. Çok meraklıysan tweet atıp deşarj olabilirsin. Yanısıra, devletin ekonomik imkanlarından kim ne kadar pay alacak kavgasına dönüştü. Bunun ötesinde kamu yönetimini ilgilendiren alanların neredeyse tamamını uluslararası bürokratik kartel eline geçirmiş durumda.
Siyasi liderlerin veya seçimle gelen şahısların bununla başa çıkma ihtimali yoktur. Neyin ne olduğunu kavramaları zaten beş on sene sürer. Başaramazlar bir şey. Onun için olayı başka yerde düşünmek lazım.
Dünya vatandaşlığı kavramının somutlaşması günümüzden ne kadar uzakta sizce?
Dünya vatandaşlığı olması için önce dünya polisinin kurulması lazım. Çünkü vatandaş olmak demek, taşaklarını polisin, vergi dairesinin ve eğitim sisteminin eline vermek demektir. O zaman vatandaş olursun. Dünya polisi yoksa dünya vatandaşlığı da yoktur. Allah göstermesin. Bir o eksikti.
Yahudi holokostu gibi Ermeni jenosidini de inkar etmek suç mu?
Hayır, suç değildir. Ahlaksızlıktır. Ya da cahilliktir. Suç başka şey, cahillikle ahlaksızlık başka bir şey. Ahlaksızlık suç değildir. Cahillik de suç değildir. Ama çok kötü şeylerdir.
Hayatın belirsizliğine yakışmıyor ölümün kesinliği diyorlar. Fakat asıl belirsiz olan ölüm değil midir?
Kesin olarak bildiğimiz tek şey, ölüm gerçeğidir. Önünüze bin kişilik bir topluluk alın. Yüz yıl sonra bu insanlara ne olacağına dair bildiğiniz tek şey hepsinin öleceğidir. Geleceğe ilişkin bildiğimiz tek gerçek budur.
Bildiğinizi zannettiğiniz diğer her şey 24 saat içinde değişir. Yerinden oynamaz zannettiğiniz dağlar yıkılır. Fikirler, yorumlar, yaşam tarzları, mal, mülk, unvan, eğitim, bilgi, sağlık bunların hepsi şaşılacak bir hızla elinizden uçup gidebilir. Tek sabit gerçek, ölüm gerçeğidir. Bu gerçekle yüzleşmemek için, bu hakikati bilincinden kovmak için modern çağ insanı canhıraş bir gayret gösteriyor. Beyhude bir çaba görünüyor bana.