Kelime çalışmaları: Banana
Blog, 22 Mayıs 2020
Banana sözcüğünü Avrupa dillerine ilk kez Garcia de Orta adlı Portekizli hekimin tanıttığını alem biliyor. Biliyormuş yani, ben nereden bileyim? Aslen Yahudi olan bu muhterem 1537’de Hindistan’a gidip bir müddet Ahmednagar Sultanı Nizam Şah’ın özel doktorluğunu yapmış, dönüşte tropik tıbbın kurucu metni sayılan Hindistan’ın İlaçları ve Tıbbi Müstahzarları ve Keza Orada Bulunan Bazı Meyvelere ve Diğer Ürünlere Dair Söyleşiler adlı eserinde, başka pek çok şeylerin yanısıra ‘Guinea sahilinde yetişen banana adlı bir meyve’den söz etmiş. 16. yy sonlarına dek İngiltere’de henüz pek tanınmayan bir kavram olmalı ki, 1590’larda yazan Hartwell “Afrika’da bulunan banana adlı bu meyve tahminimce Mısır ve Suriye’den gelen “muse” olmalı” diye akıl yürütüyor.
Guinea burada Batı Afrika demek. Dolayısıyla kelimenin kökünü Senegal’de konuşulan Wolof dilinden tut, Kongo’nun ortak dili Kikongo’ya dek bilumum Afrika dillerinde aramışlar; tatmin edici bir yere varamamışlar. Evropa sözlükleri bu konuda tek kelimeyle dökülüyor. Oysa olay şaşılacak kadar basit. O tarihte bütün Kara Afrika’nın ortak ticaret dili Arapçaydı. Afrika sahiline uğrayan Portekizli gemiciler, yerlilerle anlaşabilmek için Arapça bilen tercüman kullanırlardı. Arapça banân “parmaklar”, ism-i merresi banâna بنانة yani “tek parmak”. Daha cuk oturan bir isim olabilir mi?
Türkçede kullanılan Benan erkek adını araştırırken çıktı karşıma. Kuran’da geçen bir sözcük, Kıyamet suresi 4. ayet, Allah bermutat kendini övüyor, “biz insanların parmaklarını (banânahu, yahut benânehu) bile şekillendiririz”. Ayrıca İslami gelenekte Adem’in oğullarından birinin adıymış.