Kadın cinayetleri neden artıyor

Pazar Sohbeti, 10 Ocak 2021

0:00
0:00

Kadın cinayetleri Türkiye’de 2000’lerin başından beri astronomik bir hızla artıyor. Sizce bunun toplumsal nedenleri nelerdir? Ekonomik sıkıntı mı? Köyden kente göç mü? Kadınların materyalizm kültürüne teslim olması mı?

Bu dediklerinizin her biri bir rol oynamış olabilir. Ancak asıl faktör bence bunların hiç biri değildir.

Söke Kapalı Cezaevi’nde bir müddet bana özel olarak açılmış bir koğuşun ağasıydım. En zararsız mahkumlardır diyerek iki tür mahkumu bizim koğuşa veriyordu cezaevi yönetimi. Bir, mülteci kaçakçıları, yani Yunanistan’a tekne falan işletenler. Bir de karısını döven, bıçaklayan yahut öldürmekle tehdit edenler. Bunlardan Sevan Hoca’ya zarar gelmez, kabadayılığa teşebbüs etmezler gibi bir varsayım vardı.

İkinci gruptan on on beş kadarını bir hayli yakından tanıma, sohbet etme fırsatını buldum. Cezaevinde öğreneceğin bir derstir, çeşit çeşit insan vardır dünyada, bunlar arasında şu iyidir, şu kötüdür, şu hamdır, bu çürüktür diye ayrım yapmaya kalkarsan kısa zaman sonra şişlenirsin. Onun için hepsiyle konuşmak, belli bir mesafeyi korumak şartıyla onları tanımak, insan yerine koymak gerekir.

Senaryo her zaman şöyle: Bir tanesi küldür paldır koğuşa geliverir dışarıdan. Öfkeden kudurmuştur. O karıyı öldüreceğim, o karıyı mahvedeceğim, sülalesini bilmem ne edeceğim, baldızımı da kaynanamı da hepsini birden geberteceğim diye gelir. Biz tamam arkadaş dur hele bir kendine gel deyip yatıştırmaya başlarız. Bilader yapma, karı yüzünden ömür boyu yatmaya değmez, sorun nedir anlat bakalım. Haklısın, o karılar öyle, insanı deli ederler, ama sen gene de bize anlat bakalım. Yavaş yavaş sakinleşir. Şu gerçekle karşı karşıya geliriz. İstisnasız hepsi mahkemeden veya polisten uzaklaştırma cezası almıştır. Karısından veya sevgilisinden, evinden uzaklaştırılmıştır. 300 metre yakınına gelemezsin, telefon edemezsin. İstisnasız hepsi öyle.

Bu gözlem benim kafama takıldı. Nereye kadar bunu genelleyebiliriz diye düşündüm. Oturdum eski gazete arşivlerinde son yirmi yılda çıkan kadın cinayeti, kadına karşı şiddet suçu hadiselerini taradım. İstatistiklere baktım. Şu sonuca vardım ki galiba hiç istisnası yok. Hepsinde tetikleyici faktör uzaklaştırma cezası.

Uzaklaştırma tedbiri ne zaman Türk hukukuna girdi diye baktım. Tam tarihini bulamadım ama galiba 1999-98 civarında ilk kez ciddiyetle uygulanmaya başladı. 2006’da Türk Ceza Kanunu reformuyla ceza yasasına girdi ve çok yoğun bir şekilde uygulanmaya başladı. Türkiye’de kadın cinayetlerinin uçuşa geçtiği tarihler bunlar. Bu tarihlerden itibaren büyük bir artış görünüyor.

Demek ki neymiş? İlk aklınıza gelen fikir doğru fikir olmayabilirmiş bazen. Farklı açılardan da düşünmeyi denemek lazım.

© Sevan Nişanyan 2025-2026

Alıntılarda kaynak gösterilmesi rica olunur.