Dünya devleti kurulsun mu
Pazar Sohbeti, 23 Temmuz 2023
Küresel demilitarizasyon bir ütopya mıdır? Örneğin, ulusal askeri kuvvetlerin lağvedilip yerine başka bir yapının ikame edilmesi, örneğin uluslararası hukukça kurulan ve denetlenen evrensel bir ordu fena olmaz mıydı?
Fena olurdu. Çok fena olurdu. 1991’den bugüne geçen sürecin bize öğrettiği en mühim ders budur. Özetle diyorsunuz ki bu ulusal devletler ve onların orduları, silahlı bürokrasileri kötüdür, sorumsuzdur, tehlikelidir. Onları lağvedelim, onun yerine bir tane olsun. En iyi kuralları olsun. En iyi insanlar tarafından yönetilsin. Yahu deli misiniz siz? Böyle bir güç konsantrasyonu yarattığın zaman bunu soyut bir idealin eline vermiyorsun. Uluslararası hukuk, her ne demekse, onun eline de vermiyorsun. Birtakım insanların eline veriyorsun. Bu insanların şimdikilerden daha iyi olacağını size düşündüren nedir? Devlet dediğiniz şey bir şiddet örgütüdür. Bir şiddet örgütünü bir nebze olsun kontrol altında tutabilecek olan yegane şey, diğer şiddet örgütlerinin gücüdür. Birinin çığırından çıkmasını önleyebilecek olan güç, diğerlerinin varlığıdır. Bütün gücü tek elde topladığınız zaman, tarihte eşine rastlanmadık bir zorbalık örgütü, bir zulüm aparatı oluşturmuş olursunuz. O kadar.
İktidar insanları bozar. Mutlak iktidar çok fena bozar. Sınırsız bir güç yaratalım diyorsunuz. Açık seçik budur dediğiniz, sınırları ortadan kaldıralım. Evrensel ve sonsuz bir güç yaratalım. Onunla başa çıkabilecek bir rakibi olmasın, tek olsun, mutlak olsun. Bu gücün bünyesinde tepeye tırmanacak olan, tepeyi kontrol etmek için birbirini boğazlayacak olan insanlar nasıl insanlar olur biliyor musunuz? Tarihin görmediği ölçüde gaddar ve tarihin görmediği ölçüde iktidar manyağı olan insanlar olurlar. Allah göstermesin öyle şeyi.
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra Amerika Birleşik Devletleri’ni yöneten kadroların bir bölümü böyle bir sevdaya düştü. Düşmesi de doğaldı. Çünkü bütün bir kuşak Star Trek’lerle, Galaktik Konfederasyon fikirleriyle yetişmiş. Evrensel yönetimi kuracağız dediler. Tarihin sonu geldi — hatırlarsınız Francis Fukuyama’nın tezlerini. Bir nevi devlet-i ebed-müddet ütopyasıydı. Bundan böyle Amerika yönetecek. Her kavimden ve her ırktan insanları kendi sistemine dahil edecek, onları Ivy League okullarında eğitecek ve ortak bir insanlık için çalışacak. Bu vizyona sahip olan kadrolar 1990’lardan itibaren iktidara geldiler. Önlerinde çıkan engelleri acımasızca tahrip ederek, gerekirse darbe yoluyla, gerekirse gökdelen bombalayarak, gerekirse işgal ve katliamla iktidarlarını pekiştirdiler. Ve görüldü ki dünya bir felaketle karşı karşıyadır. Çünkü o boyutta bir iktidara ulaşabilmek için görülmemiş ölçüde gaddar olmak zorundasın. Ve o boyutta bir iktidarın tadını aldıktan sonra artık sen bir insan değilsin, bir canavarsın. Yok edilmesi gereken bir canavar.
Amerika Birleşik Devletleri ve onun temsil ettiği ittifak, bu korkunç tuzağa düştü. Bugün insanlık onlardan nasıl kurtulacak diye kara kara düşünüyor herkes. Çünkü insanlığın onlardan kurtulması lazım. O gün geldi.