Diktatör kelimesini neden kullanıyoruz

Pazar Sohbeti, 22 Kasım 2020

0:00
0:00

Jül Sezar gerçekten diktatör müydü?

Jül Sezar tabii diktatördü. Unvanı resmen buydu, dictator. Diktatör kelimesini bugün hala kullanıyorsak, bilumum Batı dillerinde ve dolayısıyla onlardan etkilenen diğer dillerde diktatör diye bir kavram varsa, Jül Sezar’dır bunun sebebi. Onun unvanı olduğu için bugün diktatör diye bir kelime hala dolaşımda. Yoksa unutulur giderdi Roma şehir anayasasının bu son derece marjinal ayrıntısı. Şehir ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığında altı ay süreyle olağanüstü yetkilerle bir kişi görevlendirilir, buna da dictator yani “amir” denilir diye bir kalem vardı bunların geleneğinde. Uzun zaman pek kullanılmayan bu unvan Julius Caesar’a uygun görüldü. Önce altı ay için, sonra hayat boyu dictator unvanı verildi.

Sezar aristokrat bir aileden geliyordu, istese senatoda yerini alır hayat boyu etliye sütlüye fazla karışmadan rahat ederdi. Fakat genç yaşta ailesiyle bağlarını kopardı, Roma şehir siyasetinde avam sınıfının, yani pleb sınıfının savunucusu ve temsilcisi olarak öne çıktı. Senatörler, Roma’nın eski oturmuş yönetici eliti kendisini çok aşağıladılar, hor gördüler. Bu adam Tayyip Erdoğan’a benziyor dediler. Adım adım iktidarını yükseltti. Uzaklaşsın diye bir ordu göreviyle Galya’ya gönderdiler. O görevi son derece ciddiye aldı. Galya’nın sadece güney kısmı, Fransa’nın güneyi, Marsilya tarafı Roma toprağı idi. O bölgede birtakım sorunları halletmesi için gönderildi. Merkezin fikrini bile sormadan gitti bütün Fransa’yı fethetti. Orada son derece güçlü, kendisine sadık bir askeri güç oluşturdu. Aman dediler, sakın Roma’ya dönme, hele yanında orduyla katiyen dönmeye kalkma. Bir müddet bu konuyu değerlendirdikten sonra başkente yürümeye karar verdi, tıpkı Wagner grubu şefi Prigojin gibi. Fakat Prigojin’in aksine cesur ve kararlı bir adamdı. Ordusuyla birlikte Roma’ya yürüdü. Bütün siyasi muhalifleri kan gövdeyi götürecek diye korkarak şehri bırakıp kaçtılar. Ondan sonra arta kalan Meclis kendisine diktatör unvanını verdi. Hayat boyu bu memleket senindir, gel yönet dediler. Yüzlerce yıllık cumhuriyet geleneği sona erdi.

Napolyon’un 1799’da iktidarı ele geçirmesi bilinçli olarak Sezar modeli üzerine inşa edilmiştir. Latince “Dictator” değil, Sezar’ın manevi oğlu ve halefinin unvanı olan imperator unvanını seçti Napolyon. Bizde de Kemal Paşa’nın iktidar gaspı bilinçli olarak Napolyon’u ve dolaylı olarak Sezar’ı model alır. Tarihteki büyük maceracıların, büyük ve cüretkar kumarbazların öyküsüdür. Bizde dictator veya imperator sözcükleri cari olmadığından önce Gazi diye yeni bir unvan ihdas etti. 1936’dan sonra da tamamen kendine özgü bir sıfat olsun diye Atatürk unvanını benimsedi.

© Sevan Nişanyan 2025-2026

Alıntılarda kaynak gösterilmesi rica olunur.