Çipras neden yapamadı

Pazar Sohbeti, 26 Şubat 2023

0:00
0:00

Büyük beklentilerle iktidara gelen Alexis Tsipras niye başarısız oldu? Yanis Varoufakis ne ayaktır? Sizin perspektifinizden dinlemek harika olurdu. You campaign in poetry, you govern in prose olayı mıdır?

You campaign in poetry, you govern in prose demek, iktidara gelinceye kadar şiir, iktidarda düz yazı demek. Yani, devlet yönetmenin birtakım mecburiyetleri var. Vaatlerin ne olursa olsun, gidip o koltuğa oturduğun zaman o koltuk seni esir alır anlamına gelen bir deyim

Aleksis Çipras Yunanistan’da olağanüstü vaatlerle geldi. Bir devrim lideri olarak geldi başbakanlığa. Avrupa Birliği tarafından köşeye sıkıştırılmış ve sağlı sollu dayak yiyen Yunanistan’da bir komünist olarak başa geçti. Yunanistan laik bir ülke değil, kilisenin devlet yapısı içinde önemli bir rolü var. Böyle bir ülkede din tanımayan bir ateist olarak iktidara geldi. Gelir gelmez bir referanduma gitti. Referandumda Avrupa Birliğine borçlarımızı ödeyelim mi ödemeyelim mi diye sordu özetle. Tam böyle değil ama bu anlama gelen bir soru sordu ve ezici çoklukla ödemeyelim cevabını aldı. Referandum sonucunu aldı, Brüksel’e gitti. Burada kendisine, gel bakalım arkadaş dediler. Bir kere bu yanında getirdiğin Varoufakis’ten hoşlanmadık, onu bir kere kov dediler. Sen dışarı çık dediler. Aleksis’i aldılar içeri odaya, sana şimdi babayı göstereceğiz dediler ve babayı gösterdiler. Bir gece sabaha kadar ona hayatın gerçeklerini anlattılar. Sabahleyin süklüm püklüm çıktı, ezici çoğunlukla kazanmış olduğu referandumu çöpe attı, Avrupa Birliği ne dediyse onu yaptı. Ondan sonraki dört sene boyunca da Avrupa’nın kucak finosu olarak iktidarını sürdürdü.

Türkiye’de radikal bir insan başa geçerse sonucu bundan farklı olur mu? Çok zor. Belki Türkiye’nin Yunanistan’dan bir gıdım daha fazla özerkliği vardır, ama çok olduğunu düşünmüyorum. Size birkaç defa anlattım. Bugünün dünyasında iktidarın niteliği nedir? Demokrasi denilen rejimin mahiyeti nedir? Bu konulara defalarca değindik. Gene de tekrarlamakta zarar yok.

Kamu politikasının en hayati konularında seçilmiş politikaların, yani başbakanının ve parlamentonun rolü yok artık. Birincisi güvenlik kurumları yani askeriye, emniyet ve istihbarat kurumları. Bunlar bugünün dünyasında tamamıyla özerkleşmiştir. Hükümet bir şey söylemeye kalktığında gülüp geçiyorlar. Bütçeleri garantidir, yani hiçbir şey yapamaz hükümetler bu konuda. Teşkilatları ve karar verme mekanizmaları şeffaf değildir. Ulaştıkları güç olağanüstü boyutlardadır. Özellikle istihbarat örgütlerinin, hükümetlerin bunlar hakkında yapabileceği hiçbir şey yok. Onlar belirliyor politikaları. Meğer ki, 2016 Türkiye’si gibi çok acayip düzeylerde, büyük düzeylerde büyük komplolar ve kavgalar verilsin. Bu bir.

İkincisi para politikaları, finans politikaları, Merkez Bankası vesaire. Hükümetlerin müdahale marjı olağanüstü dar. Var olan düzenin reddettiği politikaları uyguladıkları zaman Türkiye’deki gibi kanırtıyorlar ülkeyi. İstersen finans borsalarının yahut da bankaların uygun gördüğü politikaların dışında politikalar dene. Yaptırmıyorlar. Üçüncüsü, uluslararası ilişkiler düzeyinde her ülke çok yoğun bir şekilde diğerlerine bağlı ve bağımlı. Diğer alanları saymıyorum, sağlık politikası konusunda da siyasi kadroların fazla bir özerkiği yok, ticaret politikaları konusunda da yok. Aslına bakarsanız kültür politikaları konusunda bile yok. UNESCO var, Dünya Bilmem Ne teşkilatı var, onların çizdiği sınırların dışına çıkmana imkan yok. Meğer ki bütün rejimi, bütün dünyayı tehlikeye atasın. O yüzden siyasetçinin rolü, siyasi liderin rolü çok büyük ölçüde toplumun kendini iyi hissetmesini sağlamak, toplumun bir şekilde biz de bak katılıyoruz, bizim de bir fikrimiz var, bizim de sözümüzü dinliyorlar izlenimine kapılmasını sağlamak. Bunun dışında fazla bir yönetici rolleri yok.

Amerika’da şunu gösterdiler bize. Biz buraya korkuluk da koysak, ceset de koysak, yanına da iki cümleyi bir araya getirmekten aciz alkolik bir kadıncağızı da koysak fark etmez. Yönetiriz. Arzu ettiğimiz gün, kamuoyunda Biden sıfıra düştü, kimse sevmiyor, bu nasıl bir bunak düğmesine basarız. Ertesi gün canımız isterse büyük bir kahraman, bak ne güzel konuşuyor, tarihin en başarılı Amerikan başkanı anlatısını da satabiliriz. Sizin yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Biz ne dersek o. Bunu bir kez daha ve artık kuşkuya yer kalmayacak şekilde kanıtladılar. O yüzden siyasetten bu çağda fazla bir beklentimiz olmaması lazım.

© Sevan Nişanyan 2025-2026

Alıntılarda kaynak gösterilmesi rica olunur.