Nişanyan’ı devletlere karşı bireysel özgürlükleri savunan biri olarak tanıyorum. Siz bir yandan devlete, sosyalizme ve bürokrasiye, bir yandan da şüpheli bir şekilde bunun aksi olarak görülen kapitalizme ve liberalizme karşı bir duruş sergiliyorsunuz. Bu işin içinden nasıl çıkılacağına dair bir fikriniz var mı?
‘Bürokrasi ve devletçilik’ derken zannediyorum muhafazakar bir toplum yapısı kastediliyor.
Bir insan hem liberalizmi hem de sosyalizmi savunabilir mi? Çünkü şu anki konjonktürde her ikisi de zaman zaman mantıklı geliyor. İkisinin arasındaki denge nasıl kurulmalıdır?
İkisi de insanlığa lazım olan şeylerdir. Tahtıravalli gibidir, hangisi ağır basarsa, dengelenmesi için öbür tarafa ağırlık vermek gerekir.
Reagan ve Thatcher’ın ve onların Türkiye’deki şubesi olan Özal’ın Neoliberal politikaları için ne düşünüyorsunuz? İçinde yaşadığımız çıkmazların temelinde onlar yok mu?
Sosyalizm tamamen rafa mı kalkmıştır? Bugünlerde yaşanan ve artacağı benzeyen sınıflar arası gerilim nasıl sonuçlanır?
19. yüzyılda önerilen ve teorisi oluşturulan, 20. yüzyılın ilk yarısında dünyada belirli başarılar gösteren ve belli kesimleri ikna eden bir ideoloji olarak Sosyalizm çoktan tarihe karıştı.