Devlet gücü nah sınırlanır
Devlet gücü sınırlandırılmalı. Evet, tabii. Doğru söze ne denir?
Düzenlenmiş, temizlenmiş, yapay zeka ile seslendirilmiş Sevan Nişanyan yazıları.
Devlet gücü sınırlandırılmalı. Evet, tabii. Doğru söze ne denir?
Ermenistan’da neden çok fazla sayıda metruk ampul fabrikası var? Modernleştirip farklı maksatlı kullanmak mümkün değil mi?
Tüm Sovyet ülkelerinde olduğu gibi Ermenistan’da her yerde karşınıza çıkan gerçek şu.
Osmanlı’da kölelik önemli bir ekonomik değer taşıyor mu? Yeni Dünyada ABD’deki veya Brezilya’daki kölelikle karşılaştırılabilir mi?
Evliya Çelebi’ye bayılıyorum. Anlatım stili olarak çok orijinal bir adam.
Bir ülkede demokrasi ve hukuk yoksa yabancı yatırımcı gelir mi? Türkiye’nin bugün gelmiş olduğu noktada kanun yok, mafya her şeyi egemen. Ekonomik olarak Türkiye’nin çökmeye mahkum olduğunu düşünüyorum.
Yaygın bir görüş, değil mi? Elin gavuru neden gelsin, burada mafya kol geziyor, Sedat Peker’in anlattığı rezaletler oluyor, onun bunun oteline çöküyorlar, para aklıyorlar, yasa dışı işler yapıyorlar.
Kanada’yı beğendiniz mi?
Kış kıyamette Kanada çekilmesi zor bir memleket, bu sefer bu yönü öne çıktı biraz.
Kapitalistler kimdi?
1750’ye gelindiğinde şunları görüyoruz. Fransa ve İngiltere’de Yeni Monarşi 200 küsur yıldan beri pekişmiş, sağlam görünen temellere oturmuş.
Kapitalizmin dokunduğu her şeyi business’e çevirmesi ve normal insana anlamsız yaşamını anlamlandıran ve var olduğunu hissettiren duyguları yapmacık hale getirip plastikleştirmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Para hırsı, parayı tanıyan her toplumda ve her çağda olan bir şey.
Birçoklarından duyuyoruz, Protestan ahlakı modern Avrupa’nın kuruluşunda baş rolü oynamıştır. Protestan ahlakı sayesinde kapitalizm doğmuş, büyümüş ve gelişmiştir. Ne dersiniz?
Weber adlı Alman muhteremin ismiyle beraber anılan bir görüş bu.
Nişanyan’ı devletlere karşı bireysel özgürlükleri savunan biri olarak tanıyorum. Siz bir yandan devlete, sosyalizme ve bürokrasiye, bir yandan da şüpheli bir şekilde bunun aksi olarak görülen kapitalizme ve liberalizme karşı bir duruş sergiliyorsunuz. Bu işin içinden nasıl çıkılacağına dair bir fikriniz var mı?
‘Bürokrasi ve devletçilik’ derken zannediyorum muhafazakar bir toplum yapısı kastediliyor.
Çağdaş kapitalizm tüm sıkıntılarına rağmen dünyada ortalama refahı artırmadı mı?
Genelde şöyle bir düşünce var. Bütün dünya toplumları zenginleşiyor.
Bütün dünyada yaşanan siyasi, felsefi ve ekonomik anlamda tıkanmayı neye bağlıyorsunuz? Özellikle demokrasinin bu popülist halinin ve neoliberal ekonominin kutsallaştırılması sizce aşılır mı?
1980’lerden bu yana yürütülen Neoliberal deneyin başlıca sonucu, servetin gerek ülkeler içinde gerek ülkeler arasında aşırı derecede az elde toplanması oldu.
Sizi başta, yani hayatınızın başlarında soldan tanıdık. Marx çeviren falan birisiydiniz. Ondan sonra yavaş yavaş biraz daha sağa, liberalizme ve açık marketlere kaydınız. Ondan sonra şimdi sanki tekrardan sola kayıyorsunuz gibi bir rivayet var. Neler oluyor? Gemiyi terk etmenin vakti geldi mi? Geçen hafta mesela kar amacı giden ekonomik sistem hepimizin sonunu hazırlıyor gibi bir şey söylediniz. Halbuki buna 10-15 sene önce can u gönülden inanıyorduk hepimiz.
O kadar radikal bir yalpalama olduğunu zannetmiyorum. Yaşamımın bazı dönemlerinde bazı vurgular ön plana çıkmış olabilir.
Reagan ve Thatcher’ın ve onların Türkiye’deki şubesi olan Özal’ın Neoliberal politikaları için ne düşünüyorsunuz? İçinde yaşadığımız çıkmazların temelinde onlar yok mu?
İkircikli bir cevap vereyim. Hem öyle hem böyle.
Koronadan sonra basit yazılımlarla halledilebilecek bazı meslek grupları ortadan kalkacak gibi duruyor. Bunu koronanın getirdiği olumlu bir gelişme olarak yorumlayabilir miyiz?
Bazı meslek gruplarının ortadan kalkacak olması ne anlamda olumlu bir gelişmedir?
Neredeyse herkes yolsuzluğun varlığında hemfikir, ama kimse umursamıyor. Kimse niye fakiriz demesin.
Cumhuriyet Aydını dediğimiz zihniyetinin neredeyse özeti sayılabilecek bir paylaşım.